Van sokaklarını dolaşıp karşıma çıkacak
insanlığa bir soru sormak isterdim.
Kesinlikle depremden korkup
korkmamalarını sormayacağım. Deprem
öncesinden beri kaleme almak
istediğim bir konu hakkında bir soru
sadece. Sadece ilimizde hangi yerel
radyoyu dinlediklerini sormak
istiyorum. Ama bu soruyu sormaya
cesaret edemiyorum. Ya soru sorduğum
kişinin radyo dinleme alışkanlığı
yoksa ne olacak? O zaman benim
farklı bir soru sormam gerekecek.
Peki, siz radyo dinliyor musunuz
şeklinde sorsam nasıl olur? Güzel
olur gibi. Deneyelim.
Radyo dinlemeyi unuttuk. Artık insanoğlu
istediği müziğe kısa sürede
ulaşabiliyor. İstediği vakit
dinleyebiliyor. Hatta bunu
telefonunun çalarken dinletisi bile
yapabiliyor. Ama arada radyo da
dinliyorlar; tabi o da toplu taşıma
araçları sayesinde. Bunun dışında
eskisi gibi her evin önemli
habercisi radyolar tarihe gömülüyor
yavaş yavaş. Bu deyim biraz acı oldu
ama gerçekleri yansıtması da ayrı
bir güzellik. Şimdi lafı fazla
uzatmadan Van ili radyolarını örnek
vererek konuya başlamak istiyorum.
Konuda amaç Van ilindeki radyoları
eleştirmek değildir. Aksine bütünde
olanların Van'da neden eksik
olduğunu ve buna rağmen neden
reklâmsız kalmamalarıdır.
İlimizdeki Yerel Radyolar
İlimizde şimdilik 5 (beş) tane yerel
radyo var. İsimlerini saymaya gerek
duymuyorum. Bu radyoları sürekli
takip ediyorum. Bu yüzden çoğunun
misyonunu, vizyonunu ve yayın
politikalarını az çok biliyorum.
Şimdi müsaadenizle bu radyoları
eleştirmek istiyorum. Beş radyodan
dördünün web sayfası var. Bu dörtlü
içerisinde de aktif olarak web
hizmeti sunan sadece bir radyo var.
İsmini doğabilecek rekabet ortamını
engellemek amacıyla vermiyorum. Geri
kalanları ise sırf web sayfamız
olsun diye sayfa açmışlar; yıllardır
güncellemeye bile zahmet etmemişler.
Çok acı bir durum. Peki, hiçbir web
sayfası olmayan diğer radyo
nerelerde?
Web Sayfası Ne Alaka?
Siz bir radyo hizmeti verirken
gelirinizi düşünmez misiniz?
Kazancınızı düşünmez misiniz? Sizi
dinleyen sayısının çok olması size
reklâm getirmez mi? Atılan SMS'lerle
az da olsa bir geliriniz olmuyor mu?
Tüm bunlar için bir kitlenin olması
gerekmiyor mu? O hâlde neden en çok
kullanılan seçeneklerden uzak
kalıyoruz? İnternet bir seçenek
değil midir? Halkımızın çoğu
vakitlerini internet ortamında
geçirmiyorlar mı? Her geçen gün
internet üzerinden yayın yapan radyo
sayısı artmıyor mu? Tüm bunları bile
bile neden kendinizi geride
bırakıyorsunuz? Samsun ilindeki
birisi sizin radyonuzu
dinleyebiliyor mu? Dinleyemiyor.
Neden? Çünkü sadece Van ve Van'a
yakın noktalarda dinlenecek şekilde
planlamışsınız; ona göre kesenin
cebinin açmışsınızdır. Belki tüm
ülke çapında dinlenmeyi
istemiyorsunuz. Belki de buna maddi
gücünüz yetmiyordur. Bunlar çok
normaldır. Ancak tüm dünyada dinleme
imkânı veren internet radyoculuğuna
neden bu kadar çok uzaksınız? Çok mu
pahalı? Kesinlikle pahalı değil. O
hâlde elinizde mevcut olan
seçenekleri artırın! Buna interneti
de ekleyiniz. Zaten kişi ya radyo
cihazından dinleyecek ya da
internetten. Başka seçenek var mı?
Cep telefonları çoklu ortam (multimedya)
özelliği taşıdıkları için bunu
seçenek olarak görmüyorum.
İldeki yerel radyoların web sayfası açmaları
da yeterli değil. Açtıkları web
sayfasını sürekli güncel tutmak
zorundalar. Aksi takdirde
takipçilerini kaybedebilirler. Bunun
yanı sıra web sayfaları üzerinden
radyolarını dinleme imkânı
sağlamalıdırlar. Yalnız burada
dikkat edilmesi gereken bazı
hususlar var. Siz bir radyoyu radyo
cihazından dinlerken ses size anlık
hızda gelir. Ancak internet
ortamında bu farklıdır. 30 ile 60
saniye arasında değişen bir
gecikmeden sonra ses size gelir. Ben
şahsen bunu sorun etmiyorum. Çünkü
en iyi radyolar bile daha bu sürenin
altına inmiş değiller. O yüzden bir
dakikalık ya da 30 saniyelik bir
gecikmeyi problem olarak görmemek
lazım. Ki gelişen beyinler zamanla
buna da çözüm bulacaklardır.
Web üzerinden takipçilerin istekte bulunması,
görüşlerini dile getirmeleri ve bunu
sevdiklerini ile paylaşmaları
herhâlde güler yüzden ibaret
değildir. Sadece gülümseyerek
olmuyor bu işler. Hitap ettiğiniz
kitlenin seviyesiyle alakalıdır.
Örneğin İngilizce bilmeyene
İngilizce müzikler dinletmeniz
yersizdir. Bu kişiyi sıkabilir.
İstek Hattı Seçenekleri
Radyo dinlemenin en güzel
özelliklerinden biri de istek olsa
gerek. Dinleyici dinlerken
sevdiklerinin de dinlemesini ister.
Hatta yeri gelir sevdiklerine radyo
aracılığıyla eser bile armağan etmek
isteyebilir. Bunu yapacağı
seçenekler çok önemlidir. Bu
seçenekleri şimdiki teknolojiye göre
sıralarsak:
1)Telefonla Arayarak İstekte Bulunma
2)SMS'le (En yaygın olanı da budur. Bu
yolla radyo az da olsa gelir elde
eder.)
3)Facebook, Twitter ve buna benzer
diğer tanınmış sosyal ağlar
üzerinden. Buna özetle internet
diyebilir miyiz peki? Hayır,
diyemeyiz. Nedeni de satırlarımızda
yer vereceğiz.
4)Radyoya ait internet sayfası
üzerinden. (E-posta ile istekte
bulunma da buna dâhildir.)
dört seçeneğin olduğu görülecektir. Biraz
daha zorlarsak bu sayı beş de
olabilir. Hatta farklı
teknolojilerin de gündelik yaşamda
kullanıldığını varsayarsak bu sayı
daha da artabilir. Ancak dört yine
de iyi bir sayıdır. Bazılarına göre
de radyodan istekte bulunmanın en
fazla üç seçeneği vardır. Bu da
Facebook ve Twitter gibi tanınmış
sosyal ağların internet seçeneğinde
toplanmasıyla alakalıdır. Bense buna
karşıyım. Çünkü insanların çoğu
Facebook ve Twitter gibi ağlara cep
telefonları üzerinden bağlanıyorlar.
Üstelik çoğu ücretsiz bağlanıyor.
GSM operatörleri müşterilerine
Facebook ve Twitter gibi ağlara
ücretsiz bağlanmayı sağlayacak
tarifeler sunmuştur. Bu da çok
önemlidir. Kullanıcı belki cep
telefonundan radyonun web sayfasına
bağlanma imkânına sahip olamıyordur.
Ama radyoya ait takipçi sayfasına
rahatlıkla ulaşabilir ve isteğini
dile getirebilir. Bu başlı başına en
kapsamlı seçenektir. Nedenini
sormayınız; Facebook ve Twitter tüm
dünyada kullanılıyor. İşte o yüzden
bu sosyal ağları başlı başına bir
seçenek olarak vermek istedim. Belki
bu size mantıksız geliyordur ama bir
gün siz de kullanıcı olunca bana hak
vereceksiniz.
DJ Nedir? Kime DJ Nedir?
DJ, Disc Jokey kelime
grubunun kısaltılmış halidir. DJ
müziğin yetersiz kaldığı durumda
devreye girer. Genel olarak DJ
denilince birçok kişinin aklına
coşku geliyor. Ki doğrudur; DJ
yaptığı müziğe kattığı efektlerle
coşturur. DJ kelimesi de yıllar
önceki bir saçmalıktan gelmektedir.
Gerek görmediğim için detay
vermiyorum. Sadece bazılarının bir
farkı anlamaları için DJ nedir, kime
DJ nedir sorularına cevap vermek
istedim. Belki açıkça buna DJ denir
diye bir açıklama yapmadım. Bunlar
pek önemli değil.
Radyo programlarını sunan şahısları bazıları
DJ diye biliyor. Bilmelisiniz ki her
radyo programı sunan DJ değildir.
Ayrıca her DJ de radyo sunucusu
olamaz. Kesinlikle olamaz. Aksini
düşünen varsa mantıklı bir şeyler
söyleyebilir. Konuşamayan biri nasıl
sunuculuk yapabilir ki? DJ'lerin
çoğu ellerini kullanmıyor mu?
Ben istiyorum ki radyo sunucuları kendilerini
DJ olarak görmesinler. Emin olun
DJ'lik önemli bir halt değildir.
Hani olsaydı ben şahsen
desteklerdim.
İnternet Radyoculuğu Hakkında Kısa Bir Anım
2009 yılının sonlarına doğru
internet radyoculuğuna merak saldım.
Sonunda bir tane 5000 dinleyici
limitine sahip bir internet radyosu
satın aldım. Tabi buna web sayfası
da kurmak gerekirdi. Neticede üç
dilde (Türkçe – Kürtçe – İngilizce)
bir web portalı kurduk. Kürtçe
çevirisi için Batman'daki arkadaşım
S.E.Ü. yardım etti. İngilizce
çevirisi için de bilgisayar
mühendisi arkadaşım L.H. yardım
etti. Kısa sürede çalışmalarımızı
bitirip projemizi bitirdik. Arada
ben de yayına giriyordum. Çoğunlukla
geceleri girerdim ve kendimi şiire
verirdim. Tabi bir lakabım da vardı.
Güzel bir çalışma oldu ama yayın
hayatını sadece dört ay
sürdürebildi. Bu da isteğimize bağlı
kaldı.
İnternet radyoculuğu büyük bir
sorumluluktur. Telif haklarına
aykırı hiçbir müziği
dinletemiyorsunuz. Bunun için lisans
almanız ya da müzik telif
haklarından sorumlu dernek ya da
kuruluşlara üye olup belli bir ücret
ödemeniz gerekir. Bu kuruluşlardan
biri de MÜ-YAP'dır. Bir sonraki
radyo konulu yazımızda bunun
detaylarına yer vereceğiz.
Ben Şahsen Şuan ki Durumlarıyla Van
İlindeki Radyolara Reklâm Vermem!
İlimizdeki yerel radyoları sık sık
takip eden biri olarak ifade etmek
isterim ki ben onlara reklâm
vermezdim. Çünkü dinleyici
kapasitesinin çok az olduğu
kanısındayım. Bunun yanı sıra halk
tarafından beğenildiklerine
inanmıyorum. Biz bir radyoyu kuru
kuru müzik dinlemek için takip
etmiyoruz ki. İstiyoruz ki birileri
sesimiz olsun; yalnızlığımızı
gidersinler. Allah aşkına (elinizi
vicdanınıza koymadan) ildeki
radyolar arasında çok aktif br radyo
var mı? Bence yok. Bakınız,
müzikleri belli bir kurala göre
sıralayıp dinletmekle bu işler
olmuyor. Radyonun simgesi
sunucularıdır. İnsanlarımız
radyoyu değil, radyoda sunuculuk
yapanı takip eder. İşte
ilimizdeki radyolar bundan dolayı
çok geride kalmışlardır. Deprem
öncesinde ara sıra bazı sunucular
laf olsun diye yayına girerlerdi.
Tabi dinleyicilerden mesajla istekte
bulunmaları için yalvarmalarını
saymazsak hiç yoktan iyiydiler. Ama
şimdi muhtemelen depremi bahane
ederek yayına hiç girmeyeceklerdir
belki de.
İldeki bazı yerel radyoları internet
üzerinden dinlemek mümkündür. Her ne
kadar bu imkânı kendi web
sayfalarında sunmuyorlarsa da hiç
yoktan iyidir diyelim. Burada da çok
önemli bir açık söz konusudur. Bu da
dinleyici limitidir. İldeki
radyolardan birinin internet
üzerinden dinleyici limiti 50. Yani
51. kişi dinleyemez. Dinlemesi için
dinleyenlerden birinin sayfayı
kapatması lazım. Diğer başka bir
radyonunsa dinleyici limiti 1000. Bu
saydıklarım Van ilimizin internet
üzerinden dinleme imkânı veren
radyolarıydı. Limitlere baktığımızda
rakam fena değil gibi görünebilir.
Hatta bu sayı 10 000 de olabilirdi.
Bu tamamen hitap edilen kitlenin
rağbetiyle alakalıdır. İnternet
üzerinden bir milyon kişiye hitap
ediyorsanız en az bir milyon
dinleyici limitine sahip bir
internet radyonuzun olması
gerekiyor. Türkiye nüfusu yaklaşık
olarak 75 milyon. Tüm bunları göz
önünde bulundurduğumuzda Van
ilimizin radyolarında ciddi bir
duruş göremiyorum. Sanki laf olsun
diye radyoculuğa atanmışlar. Ama
buna rağmen reklâm alabiliyorlar. Bu
radyolara reklâm veren kişi ve
kurumları da anlayamıyorum. Ben
şahsen Van ilindeki radyolara reklâm
vermek yerine paramı denize atarım
daha iyi olur. Hem belki o zaman
balıkları sevindirmiş olurdum.
İldeki radyoların müzik anlayışları çeşit
çeşit. Hatta İngilizceden yoksun
olunduğumuz bile bile yabancı
parçaları da dinletebiliyorlar. Bazı
radyolar da sadece İslami müziklere
yer vermekte. Bu da güzel bir
yaklaşımdır. Demek ki onlar da
sadece ilahi tarzında müzik ve
sohbet sevenlere hitap etmekte.
Belki bu radyo pop ya da halk
müziğine yer vermiyordur. Ama yer
vermemesinin de misyonuna aykırı
olmasıdır aslında. Bu işe gönül
vermeden önce neleri yapacaklarını
planlamışlardır. Ne tür müziklere
yer vereceklerini belirlemişlerdir.
Tüm bunlar güzel düşüncelerdir ancak
bilindiği sürece. Ben eğer takipçisi
olduğum radyonun yayın formatını ya
da misyonunu bilmezsem sağlıklı bir
şekilde müzik dinlemem mümkün
olmayacaktır. Belki arabesk
türündeki parçaları sevmiyorum ve o
takipçisi olduğum radyoda buna denk
gelmem kötü olabilir. Aynı şekilde
sürekli Kürtçe müzikler yayınlayan
radyoyu eleştirmeden önce yayın
politikasını bilmek lazım. Ne tür
misyona sahip olduğunu bilmek
lazım.
İlimizdeki Radyolara Önerim
İlimizdeki radyoları çok katı ve
acımasız bir şekilde eleştirdiğimi
düşünüyor olabilirsiniz. Bu benim o
radyolardan nefret ettiğim ve onları
dinlemekten vazgeçeceğim anlamına
gelmiyor. Zaman zaman ben de
eleştiri alıyorum. Hatta bazen
özeleştiri bile yapıyorum. Tüm
bunlara tahammül edebiliyorsak ne
mutlu bize. Şimdi ilimizdeki
radyolara bazı önerilerde bulunmak
istiyorum.
Öncelikle radyo kelimesinin tanımına uygun
davranmaları lazım. Bunu yaptıkları
zaman dinleme seçeneklerini de
arttırmak isteyeceklerdir. Hatta
istek hattı seçeneklerini bile
attırmak isteyeceklerdir. Sonraki
adımlarında aktif olmayı
başarabilmeleri gerekecek. Burada
fazla da bir çabaya gerek yoktur.
Bünyelerindeki sunucuların
kazandıkları beğeni bunu telafi
edecektir zaten. O yüzden
sunucularına önem vermeleri
gerekecek. Sonra ilimizdeki tüm
radyolarda farklı güzellik
tadacağız. Belki birinde ilahi
nağmeleri, birinde arabesk müziği,
birinde pop-slov müziği, birinde
halk müziğini, birinde de farklı
dillerden müzikleri dinleriz. Tüm
radyolar aynı müzikleri sunacak diye
kural yok zaten.
Hani dedim ya ben şahsen şuan ki
durumlarıyla Van ilindeki radyolara
reklâm vermem; bunu yanlış
anlamamak lazım. Bu cümlem geçici
bir süreç taşımakta. Yani yarın
radyolar kendilerine çeki düzen
verdiklerinde bu cümlem de
çürüyecektir. Ve ben o zaman her
zaman olduğu ilimizdeki radyoları
dinlemekten tekrar tekrar onur
duyacağım.
"İnsanlarımız radyoyu değil, radyoda sunuculuk yapanı takip eder."