Dünya üşüyor, Türkiye üşüyor, Van
üşüyor... Ama ben üşümüyorum...
Sonbahar ve kışa doğru soğuk
havaların yaşandığı aylarda
üşüdüğümüzde hemen sobamızı yakarız,
ya da herhangi bir ısıtıcı ile
ısınmaya çalışırız. Bu bazen bir
elektrik sobası olmakla beraber
bazen de bir sigara olabiliyor.
Sigara dumanı ciğerlere ulaşıyor ya,
sigara dumanı beyni boğuyor ya. Güya
sigara ısıtıyormuş. Güya sigara kış
ayları için bir vazgeçilmezmiş. Ama
bu durum bana bahane gibi geldi.
Değerli okurum; bugünkü konumuz ünlü kanser
sanatçısı sigara... Sigara ile
kanser arasında çok sıkı bir
akrabalık söz konusudur. Bunu da
sigara içenlerden öğrendim. Bu
yazımla bir kez daha sigarayı
hatırlatmak istedim.
Bugün kesinlikle sizlere sigaranın
zararlarını ya da faydalarını
anlatmakla kafa yormayacağım. Çünkü
görünen köy kılavuz istemez. Her şey
açıkça ortadadır. Tekrar tekrar aynı
değerleri vermenin, aynı zararları
anlatmanın bir manası yoktur. Son
yıllarda ülkemizde sigaranın
zararlarına yönelik çok ciddi
çalışmalar yapılıyor gibi oldu.
Hatta hâlen konu hakkında devam eden
reklâmlar söz konusudur. Güya
insanoğlu o reklâmlardan etkilenecek
de sigarayı bırakacak. Bu neye
benzer biliyor musunuz? Siz bir film
izlediğinizde önceden sonucu
bilmiyor ve sonucu kafanızdan
şekillendiriyorsunuz ya; hatta bazen
içinizden geçen gibi olur sonuç. Bu durumda çok
sevinirsiniz. Sigara hakkında
yapılan çalışmalar da buna benziyor.
Siz yerinizde oturacaksınız, sigara
içen sayısının azalmasını
bekleyeceksiniz. Resmen çocuk
kandırmak gibi bir şey ya...
Çoğunuz bildiğiniz için hatırlatmama
gerek yok diye kapalı alanlarda
sigara yasağını hatırlatmadım.
Hepiniz biliyorsunuz değil mi? Tabi
canım bilmez miyiz? Hatta duvara
yasak tablosu da astık.
Devlet Yetkililerine...
Günümüz Türkiye'sinde etrafa
baktığımızda, yönetime baktığımızda,
yapılanlara baktığımızda mantık
hatalarının görmezden gelindiğini
rahatlıkla görebilirsiniz. Şöyle ki
resmi olarak bildiğimiz belediye
kurumunda kimsenin kurala uymaksızın
odalarında sigara içmesi gibi. Hatta
bırakın odayı gittiğiniz belediye
kurumunun koridorunda nefes almakta
güçlük çekersiniz. Aynı şekilde iç
işlerine bağlı emniyet
teşkilatlarında da bu durum söz
konusudur. Bunun örneklerini benim
tek tek vermeme gerek yok diye
düşünüyorum. Çoğunuz bunun
farkındasınız. İsmini saydığım
kurumlar sadece gördüklerimden
bazılarıydı. Bir de görmediklerim ve
ismini yazmak istemediğim devlet
kurumları ve özel kuruluşlar da var.
Peki, şimdiye kadar bunlar neden
cezalandırılmadı? Kapalı alanlarda
sigara yasağı yeni çıkan bir kanun
değil. Peki, o hâlde hem kanun
çıkıyor hem de kanunu çıkartanlar
neden bunun uygulamasını da
çıkartmıyorlar? Yoksa her şey kâğıt
üstünde mi oynuyor? Galiba öyle olsa
gerek ki emniyet teşkilatı denetleme
yapmayı gereksiz buluyor ve sigara
içilen kapalı alanlarda da yaptırım
yapmayı gereksiz buluyorlar gibime
geldi. Bakalım yakında elbet kokusu
çıkacaktır. Ama bu konuda inanın
asla sabırlı olamam. Ve asla
tahammül edemem. Kişi senin
sağlığınla oynayacak; sen de ona
taviz vereceksin. Buna resmen
cinayet denir. Evet, değerli devlet
kurumları kusura bakmayın ama buna
cinayet denir. Kişi ister mi kanser
olmayı? Peki, siz ister misiniz?
Diyorlar ki…
Diyorlar ki eskiye oranla kapalı
ortamlarda sigara yasaklamamız
sigara içen sayısını azalttı. Evet,
doğrudur azalttı. Çok haklısınız
azalttı. Ama bilmelisiniz ki eskiden
gençler sigara içmezdi. Bir gencin,
bir çocuğun sigara içmesi cinayetten
daha büyük bir suç gibiydi ailelerin
gözünde. Peki, sonra ne oldu? Ne mi
oldu? Sigara içerikli saçma sapan
filmler çıktı. Durmadan sigara
üretildi. Yeni yeni marka sigaralar
ülkeye getirildi. Dahası kaçak
sigaracılık meslek hâline geldi.
Daha ne olsun ki? Ve eski Türkiye
nüfusu ile şimdiki nüfusu aynı değil
ki. Şimdi ki zihniyet ile eski
zihniyet aynı değil ki. Dünya
değişiyor, Türkiye değişiyor, Van
değişiyor... Ama sigaraya karşı
uygulamanız değişmiyor. Bu ne biçim
bir şeydir ki çıkardınız o kuralları
kâğıtlara süs yaptınız? Ve ne biçim
bir şeydir ki hâlen ortaya çıkan
sorunları düzeltme taraftarı
değilsiniz? Bu konuda siz bol bol
reklâm yapmaya devam edin! Bol bol
sigara yasaktır tablolarını satmaya
devam edin! Ve filmlerde sigarayı
sansürleyerek çocukları kandırmaya
devam edin! Ne de olsa ortada
uygulamanız ve en basitinden
yaptırımınız yok!
Devlet Kaçak Sigara Satanları
Görmüyormuş?
Ülkeye çeşitli yollarla izinsiz
olarak getirilen sigaralar ucuz
olduğundan halk genellikle bunları
tercih etmektedir. Bu konuda
gelip de halka kızamazsınız. Parası
olmayana gelip pahalı sigara satmaya
çalışırsanız sonucuna da katlanmak
zorundasınız. Ayrıca satılan kaçak
sigaralarda KDV gibi vergiler
olmadığından dolayı ülkeye kazanç
sağlanamamaktadır. Tabi mesele KDV
de değil. Mesele kaçak sigara
satışlarına taviz verilmesidir. İl
merkezinde hatta bırakın il
merkezini çarşının merkez noktasında mobese kameraları altında kaçak
sigaralar rahatlıkla satılabiliyorsa
bunun hesabını vermek lazım. Tabi
gidip de o satıcı şahısları
cezalandırın demiyorum. Kesinlikle
böyle bir amaç gütmüyorum. Demek
istediğim eğer onlara taviz
veriyorsanız; diğerlerine de verin.
Onlar da satabilsinler. Onlar da
evlerine ekmek götürsünler. Yok,
olmaz diyorsanız o zaman taviz
verdiklerinizi de artık görün! Allah
rızası için görün! Diğerlerinin
kulluk hakkı için görün!
Kaçak Sigara Satıcıları Gözünden...
Kaçak sigara satanların çoğu
korkuyla yaşamaktalar. Hani o anda
yanında durup bir şey sormaya
çalışsanız titrer hâle gelir. Çünkü
korkuyor emniyet teşkilatından.
Çünkü o, akşam evine ekmek götürme
derdinde. Eğer siz bu tür şahıslara
iş vermezseniz, çalışma imkânları
sağlamazsınız onlar da bu tür yasa
dışı işleri yaparak karınlarını
doğurmaya çalışacaklardır. Bu
insanları cezalandırmak da çözüm
olarak görülmemelidir. Gerek
ülkemizdeki gerekse de dünyamızdaki
her birey rabbimizin kuludur ve
değerlidir. Hiç kimsenin hiç kimseye
zarar verme ve yargılama hakkı
yoktur. Lâkin kanunlarda kaçak
sigara satanlara yönelik varsa ceza,
olmalı bir de ödül. Ve bu ödül onlar
için neden temin edilen bir iş
olmasın ki?
Sigara İçenlerin Gözünden
Sigara içenlere
nasıl başladıklarını nasıl bir duygu
içinde olduklarını sordum. Bakalım
ne cevap vermişler. " -
Kendisiyle 13 yıl önce tanıştım. İlk
başta pek anlaşamadık. Öksürük filan
derken baya üşendim. Ama sonra pes
etmedim. Arkadaşlığımız hâlen devam
ediyor. Kendisini çok seviyorum.
Hatta onsuz uyuyamıyorum. Sabah ilk
uyandığımda beni yalnız bırakmıyor.
Onsuz geçen anlarımda da nefesim
daralıyor, ellerim kaşınıyor.
Kendimi yalnız hissediyorum. Hani
bir kez kokusunu alsam bile yeterli
oluyor. Ama onunla el ele verince
kendimi daha iyi hissediyorum." Görmüş
olduğunuz gibi çok enteresan bir
cevap. Gören de bir canlıyla
tanışmış sanacak. Yani bu sigara
tiryakicileri durumu o kadar çok
abartmışlar ki artık sigara onlar
için kan gibi bir şey. Tabi tüm
sigara severler de böyle düşünüyor
da değildir. Kimisi derdi var diye
içer, kimisi de canı sıkılıyor diye
içer. Yani içmek için bahane
hazırdır. Hatta ilkokul öğrencileri
sigaraya başladıklarında ailelerine
çaktırmazlar. Çaktırdıkları zaman da
beni arkadaşım zorladı diye bahane
bulurlar duruma.
Misafirlere...
Bazen evinize misafir gelir. Misafir
gelince ya misafir odasında oturur
ya da salonda. Yani sonuçta evde
sizinle aynı mekândadır. Evinizde
misafirin sigara içmesi evdekileri
rahatsız etmez mi? Peki, ya o sigara
dumanın kokusu odayı kirletmez mi?
Ve odada bir öğrenci olduğunu
düşünün. O dumandan etkilenip her
yeri sigara kokmaz mı? Sabah okula
gittiğinde öğretmeni sen sigara mı
içtin demez mi? Ne olur biraz
mantıklı olalım ve kişinin haklarına
saygı duyalım. Misafir eğer
sigarasız yapamıyorsa, çıksın
dışarıda sigarasını içsin! Bunu
yapmak da zor olmasa gerek.
Sigara İçmeyen Ailelerin Gözünden...
" - Biz sigara içmeyen bir aileyiz.
Ama evimize misafir gelince içmek
zorunda kalıyoruz. Aslında içmiyoruz
da ama evimizdeki misafirden gelen o
sigara kokusu ve dumanı hem bizi
içmiş gibi yapıyor hem de evimizi
kirletiyor. Misafire içme de
diyemiyoruz. Hani misafir ya, ondan
dolayı başımızın tacıdır diyerekten
katlanıyoruz duruma. Üstelik
çocuklarımız da bu durumdan çok
etkileniyorlar. Sabah okulda oğlana
öğretmeni sen sigara mı içtin demiş.
Bu sadece basit bir örnekti. Hatta
tüm kıyafetlerimiz, perdelerimiz
özetle o ortamda bulunan her şey
sigara kokuyor. Evin içerisindeki
elektronik eşyalar da çalışıyor
hâlde olduklarında pervaneleri ile
dışardan o dumanı içerisine çekmekte
ve zamanla o elektrik eşyalarımızda
sorunların ortaya çıktığını gördük."
Evet, gördüğünüz gibi
sigaradan uzak aileler sigara ile
baya akraba olmuşlar. Tabi burada
suçlu olan misafirdir. Misafir
dediğin haddini bilecek ve düşünceli
olacak. Misafir sigara içmek
istediğinde o ortamdakileri
düşünmeli. Ben sigaramı yaktığım
zaman kaç kişiyi yakmış olurum
hesabını yapmalı. Hatta vicdan
azabı duymalı. Madem misafirsin,
sigarasız yapamıyorsun, çık dışarıda
iç gel! Seni tutan yok!
Ne Yapmalı?
Ülkemizde ve dünyamızda sigara
gittikçe ün kazanıyor. Bir anca önce
gençlerimizi sigaradan
kurtarmalıyız. Bunun için gerekirse
yarışmalar düzenlensin! Gerekirse
maaş bağlansın! Ama bir şekilde
artık devlet bir şeyler yapmalı. Bir
yerden başlamalı. Bunu yapmak için
yarını beklememeli. Yarın gelir mi
gelmez mi belli değil.
İnsanlarımızı, dünyamızı ve en
basitinden ülkemizi kurtaralım bu
lanet sigaradan. Gerekirse tüm
yoğunluk bu soruna verilsin. Ama
çözülsün artık bu sorun. Yasak
gelecekse sonucu da düşünülmeli.
Mantıklı yasaklar gelmeli!
Uygulamalı ve yaptırımın olduğu
yasaklar gelmeli! İnsanımızı tatmin
edici yasaklar gelmeli! Öyle güzel
gelmeli ki bu yasaklar;
tatlı gibi görünsün insanımıza. Ama
şiddetle, zorbalıkla ya da yerimizde
oturalım zamanla düzelir diyerek bir
şeylerin değişmesini de
beklemeyelim.
Sonuç
Yeni nesil gençlerimizdeki başarı
azmini gördükçe sigaranın bir gün
tarihe gömüleceğinden eminim. O
zaman kadar sigara kaç canı alır
bilemem. Ama durumun çok ciddi
olduğu artık apaçık ortadır.
"Önemli olan saldırmak değil, nasıl saldıracağını bilmektir."