Hani yollarda hayal olan birisinin kokusunu ararsınız ya, işte o koku misali döküldü satırlar... Karanlıklara aldırış etmeden o baştan o başa gelip gidildi.
Yürüdükçe yorgunluk arkada bırakıldı. Yürüdükçe ya şimdi karşımıza çıkarsa heyecanı
başladı. Bulutlar, yıldızlar ve
ay onu hatırlatır yürüdükçe...
Etrafta insan da olmaz ki o
saatte. Umutsuz vaka olur bir
an... Dökülür birden ölüm
mısraları... Oysaki hâlen varmış bir son umut...
Mehmet Salih Yıldız Parkı'ndan
bir gece sohbeti. Ferman Çetiz,
Hakan Alıcı ve ben :)
"Van âşkı anlatılmaz. İpek
Yolu'nda başlar memleket ve bitmez satırlar."